“SAYGI DÜZENİN ANAHTARIDIR”

Öfke;

psikolojik yada nörolojik bir sorunu olmayan insanlarda karşısında ki insanın/insanların saygısız davranışıyla ortaya çıkan bir duygu durumudur. Öfke biz insanlara sonradan pişman olacağımız hareketleri yapmamıza yada sözleri sarf etmemize neden olabilir.

Saygının olduğu toplumlarda, ortamlarda öfkeli insan görmek de neredeyse imkansızdır.

Saygı ile Hoşgörü iki kardeştir.

Birbirinden ayrılmayan bu iki davranış şeklini kendi iç dünyamızda geliştirmiş isek karşımızda ki insana/insanlara daha hoşgörü ile yaklaşır ve saygı duyarız.

Farklı ekonomik gruplarda yer alabilir, fakir yada zengin olabiliriz, farklı inançlarda da olabiliriz, farklı cinsiyetlerde de, farklı tercihlere sahip olabiliriz yada farklı siyasi görüşlerde.

Birimiz Yozgatlı olabilir, birimiz Ankaralı, birimiz Mardinli, birimiz Ordulu olabilir, Türkiye’nin değişik yörelerinden değişik gelenek göreneklere sahip olabiliriz. Farklılıklarımız olabilir.

Yaşadığımız şehrin çoğunluğu Hıristiyan  yada Müslüman olabilir, içinde bir avuç Afganlı, Suriyeli, Iraklı, Azerbaycanlı yada herhangi bir milletten de olabilir. Aynı kaldırımda yürüyor, aynı şehirde aynı oksijeni soluyor olabiliriz

Bu kadar farklılıkların içinde bazı insanı/insanları sevmeyebiliriz, o insan/insanların yaşam tarzları bize uygun olmayabilir, o insan/insanların inançları da bizim inaçlarımızla aynı olmayabilir, o insan/insanların siyasi görüşleri ile sizin siyasi görüşleriniz de bir olmayabilir.

Renkler karmaşasıyız aslında;

İnsanların doğası, yetişme tarzları, kültürleri, renkleri, dinleri, dilleri, yaşam şekillerinin farklılıkları biz insan oğlunun renkleridir aslında.

Kendinizi Rize’nin Ayder yaylasında bulun ve renk renk kır çiçeklerini düşünün. İşte insanın farklılıkları da böyledir. Bizleri kır çiçeklerinin bol olduğu bir yayla olarak düşleyin.

Farklılıklarımızı kusur, kavga sebebi olarak algılamayın. Biz insanları doğada açmış bir kır çiçeği gibi algılayın.

Sevmesen de saymalısın;

Bir insanı/insanları sevmeyebilirsiniz, ama saygı duymamak gibi seçeneğiniz yoktur. Saygı duymak zorundasınız. Size saygı duyulmasını istiyor iseniz önce siz saygı duymalısınız.

Her olan olay karşısında öfkeye kapılmadan ötelemeden önce karşımızdaki insanı anlamaya çalışmak gerektiğinde hoşgörü ile yaklaşmak sizi kötülüklerden koruyacağı gibi yeri gelir yüz yüze bakacağınız o insan/insanlara karşı kötü kelam etmekten de sizi korur.

Yüz yüze bakacağın, daha düne kadar sevdiğin insana/insanlara karşı ağzınızdan çıkacak kötü kelimenin dönüşü olmaz. Kalp kırıldı mı onarması imkansızlaşır.

Kırık dal;

Karşınızda ki insan ile “İki kırık dal” olmamak için: Hoşgörü, Sabır ve saygı.

Saygılarımızla,

 

Fedai Çakır

28Mart 2017, Nevşehir

 

 

Bir cevap yazın